Paylaşmak Güzeldir

Aynasız fotoğraf makinelerinin satış rakamları hızla artarken Sony A7 Mark II serisi ile ciddi bir adım attı. Bu nedenle de Sony A7 Mark II serisi ve aynasızların geleceği başlıklı bu dosyayı hazırlamayı uygun buldum. Fotoğraf pazarı ve aynasızların geleceği adına kapsamlı bir analiz.

Sony son dönemde çıkardığı A7 serisinin Mark II versiyonları (Sony A7 II, A7R II ve A7s II) ile fotoğraf makineleri açısından bizleri başka bir noktaya taşımış oldu. Sony markası fotoğraf makinesi pazarında yeni sayılsa da çok hızlı ilerlediği ve rakiplerinden devamlı olarak pazar payı kaptığı bir gerçek. Hem aynalı (DSLR) hem de aynasız fotoğraf makineleri üreten Sony bir süredir yeni model olarak sadece aynasız gövdeler çıkartmayı tercih ediyor. Sony A77 ve A99 modellerinden bu yana her hangi yeni bir aynalı modelin çıkmamış olması ve bu modellerin rakiplerine göre geride kalmış olması, Sony acaba aynalı pazardan çekiliyor mu sorusunu akıllara getiriyor. Zira aynasız modeller hem hız hemde performans olarak farklı markaların bir çok aynalı modelinden çok daha başarılı. Özellikle son dönemde çıkan A7s II ve A7R II modelleri Full Frame sensörleri ve şaşırtan fotoğraf kaliteleri ile bir adım önde…

 

Yılların getirdiği alışkanlıklar ve fotoğraf birikimi ile bir çok fotoğrafçı DSLR gövdelere çok alışık ve vizörden gördüğü optik görüntüyü çok seviyor. Sony ve diğer tüm aynasızlarda vizörden bakıldığında dijital bir görüntü görüldüğünden ilk etapta bu durum itici geliyor. Ancak Sony bunu olumsuz değil aksine olumlu bir durum olarak görüyor ve aynalı modellerinde dahi yarı geçirgen ayna teknolojisi adı altında vizörde dijital görüntü sunuyor. Bunu yapmalarının  nedeni  ise ne çektiğini daha ilk baştan tam olarak görebilme şansı vermek. Böylece pozlamadan beyaz ayarına kadar bir çok şeyi fotoğrafı çekmeden düzenlemek mümkün. Fazla dijital ama yine de kullanışlı.

Aynasız gövdeler ilk çıktığında AF hızları pek başarılı değildi. Özellikle hareketli konularda konuyu bulup netlemek ve konuyu takip edebilme becerileri DSLR gövdelerden çok gerideydi. Ancak son dönemde neredeyse tüm aynasız modeller DSLR gövdeler ile yarışır ve hatta bazıları için daha bile hızlı bir AF performansına sahip oldular. Özellikle Sony Alpha serisi A6000 ve yeni A6300 gibi giriş seviyesi bir üründe bile 0.05sn gibi bir AF hızı ile dünyanın en hızlı AF hızını elinde bulunduruyor. Ayna mekanizması olmadığı ve konuyu bir an için bile gözden kaybetmediği için konu takibi ve netleme başarısı şaşılacak düzeyde.

sony a7s_2Sony Mark II Serisi

Sony A7 II serisi günümüz teknolojisi düşünüldüğünde en ileri seviyede özelliklere ve güce sahip fotoğraf makinesi serisi. A7R II yüksek çözünürlüğü (42,4mp) ile ön plana çıkarken A7s II kısmen düşük kalan çözünürlüğü (12,2 mp) ile pikselden ziyade görüntü kalitesi ve yüksek iso performansıyla öne çıkıyor. Video severler için biçilmiş kaftan. A7 II ise portre ve düğün fotoğrafçıları için 36mp çözünürlük ve bolca detay sunmayı hedefliyor.

Sony modellerini neden bir yazı altında böyle anlattığımı sormak isteyebilirsiniz. Bunun cevabını son dönemde Sony modellerinin benim dikkatimi çekmiş olması ve özellikle aynasız kameralar içerisinde Full Frame sensöre sahip tek seri olması şeklinde verebilirim. Ayrıca bir süre önce katıldığım Sony ürün tanıtımı günlerinde de bizzat Sony’den ürünleri dinleyip kafamdaki sorulara cevap bulunca bu bilgileri sizlerle de paylaşmak istedim. Hatta son aylarda aynasız kamera almak isteyen ve fotoğrafa yeni başlayacak bir çok kişiye Sony A6000 modelini fazlaca tavsiye ettiğimi ve bir çoğunun da bu üründen memnun kaldığını fark ettim. Dolayısıyla siz değerli takipçilerime bu birikimlerimi paylaşmak istedim.

Bu yeni seriyi ve sonunda da aynasızların geleceği ile ilgili düşüncelerimi derli toplu anlatabilmek için isterseniz şimdi Mark II serisi modellere kısa ve öz bir şekilde bakalım.

Sony A7R II

R2

Sony A7S II

72

Sony A7 II

7s2

sny-2

Teknik Özellikler

Sensör Türü: Full Frame Exmor R® CMOS
Lens
Sony E mount lensler
Etkin Piksel 42,4 MP
Dosya Biçimi RAW, JPEG, RAW + JPEG
Fokus Noktası 399 nokta
Çekim Hızı (fps) 5 kare
Video Kaydı AVCHD: MPEG-4 AVC/H.264, 4K 30p,24p, Full HD 50, 60, 25, 24 fps
İso Aralığı 100 – 25.600
Dahili Flaş Yok
Wi-Fi Var
Kayıt Medyası Memory Stick PRO Duo, SDHC bellek kartı
Boyutlar (GxYxD)
126,9 x 95,7 x 60,3 mm
Sensör Türü: Full Frame Exmor R® CMOS
Lens
Sony E mount lensler
Etkin Piksel 12.4 MP
Dosya Biçimi RAW, JPEG, RAW + JPEG
Fokus Noktası 169 nokta
Çekim Hızı (fps) 5 kare
Video Kaydı AVCHD: MPEG-4 AVC/H.264, 4K 30p,24p, Full HD 120p, 50, 60, 25, 24 fps
İso Aralığı 100 – 102.400
Dahili Flaş Yok
Wi-Fi Var
Kayıt Medyası Memory Stick PRO Duo, SDHC bellek kartı
Boyutlar (GxYxD)
126,9 x 95,7 x 60,3 mm
Sensör Türü: Full Frame Exmor R® CMOS
Lens
Sony E mount lensler
Etkin Piksel 24.3 MP
Dosya Biçimi RAW, JPEG, RAW + JPEG
Fokus Noktası  117 nokta
Çekim Hızı (fps) 5 kare
Video Kaydı AVCHD: MPEG-4 AVC/H.264, Full HD 50, 60, 25, 24 fps
İso Aralığı 50 – 25.600
Dahili Flaş Yok
Wi-Fi Var
Kayıt Medyası Memory Stick PRO Duo, SDHC bellek kartı
Boyutlar (GxYxD)
126,9 x 95,7 x 59,7 mm

Bu yukarıdaki üç gövdeye bakıldığında Sony markasının son bir yıl içerisinde fotoğraf alanında çok önemli adımlar attığını görmek mümkün. Nikon ve Canon gibi dünya üzerinde en çok kullanıcısı bulunan markaların en başarılı fotoğraf makinelerini incelediğinizde gözünüze çarpan bazı önemli özellikleri artık Sony A7 Mark II serisinde de görebiliyoruz.

Son yıllarda tüm markaların ürettiği her yeni fotoğraf makinesinde eskilere göre güncellenen ve geliştirilen belli başlı özellikler aşağıdaki gibi sıralanabilir;

  • Netleme hızı ve başarısı
  • Konuyu takip yetenekleri
  • Görüntü kalitesi
  • ISO başarımı
  • Saniye başına düşen çekim hızları
  • Piksel yoğunluğu
  • Video kaydı
  • Kablosuz çözümler
  • Gövde sağlamlığı

Sony  DSLR gövdeler ile pazarı her ne kadar zorlasa da Sony A77 ve Sony A99 modelleri bu maddelerin bir çoğunda rakiplerinden geride kaldıkları için çok fazla heyecan oluşturamadılar. Ancak diğer taraftan aynasız gövdeler ile bir çok amatör fotoğrafçı yavaş yavaş Sony markasına yönelmeye başladı. Sony A6000 modeli ise bu yönelimi hızlandırdı. 399 netleme noktası ve 0.05sn gibi dünyanın en hızlı AF yapma yeteneğine sahip bu küçük kamera 24mp çözünürlüğü ve başarılı video kaydı ile çok şey vadediyordu… Geçtiğimiz günlerde duyurulan yeni A6300 modeli ile yerini daha da sağlamlaştırmayı başardı.

Sony A7 modelleri ilk çıktığında Sony önemli bir adım daha attı. Çünkü ilk defa aynasız bir gövdede tam kare sensör ile karşı karşıyaydık. Yenilikler bununla da sınırlı değildi. Netleme sistemleri ve AF takip başarıları çok daha ileri bir seviyeye ulaşmıştı. Yüksek iso başarımı, kaliteli fotoğraf çıktıları ve kablosuz çözümleri ile A7 serisi göz doldurmayı başardı. A7R ile ilk defa bir aynasız kamera 36mp çözünürlük sundu. Sony uzun süredir zaten çok başarılı sensörler üretiyordu. Hatta Nikon gövdelerin bir çoğunun sensörleri yıllardır Sony tarafından üretildiği çok da gizli bir bilgi değil. Bunu artık kendi kameraları içinde cesur bir biçimde kullanmaya başladı Sony…

Diğer taraftan Sony Türkiye’nin fiyat politikası da takdire değer. Yurt dışı fiyatları ile ülkemizdeki fiyatlar arasında fark yok. Hatta A6000 modeli ülkemizde ABD den daha uygun fiyata satılıyor. Bu diğer tüm rakiplerine ders niteliğinde bir politika bence. Ve Sony Türkiye büyük bir alkışı hak ediyor.

senelfotot-Sony-A7s-IIAynasızların Geleceği

Bir Nikon kullanıcısı olarak, övgü dolu gibi görünse de aslında oldukça objektif yazdığımı düşündüğüm yukarıdaki bilgiler ışığında hem fotoğraf makinesi pazarının hem de aynasız kameraların geleceğinden bahsetmek istiyorum.

Aslında aynasız fotoğraf teknolojisi SLR fotoğraf teknolojisinden daha eski. Ancak o dönemlerde vizörün konumu lensten farklı olduğu için vizörden görünen görüntü ile çekilen arasında fark vardı. Bu nedenle de ustalaşmadan istediğiniz kompozisyonu tam doğru olarak yakalamak mümkün olmuyordu. Ara Güler gibi bir çok usta fotoğrafçı yıllarca Laica markasının bu aynasız fotoğraf makinelerini kullandılar. Ancak daha sonraları DSLR teknolojisi ortaya çıkınca işler değişti. Gördüğünü çekmenin keyfi ve DSLR gövdelerin hızı nedeniyle kısa sürede DSLR gövdeler pazara hakim oldular.

Ancak ayna nedeniyle lens ile film/sensör arasında fazla mesafe kalıyor ve bu da hem lenslerin hem de aynaya yer açmak gerektiğinden gövdelerin büyümesine neden oldu. Şimdi ise ilk girişimini Olympus’un yaptığı aynasız kameralar dijital olarak geri döndü. Olympus ve Fujifilm halen bir çok başarılı model çıkarmaya devam ediyorlar. Ancak iyi çalışan ArGe’si ve güçlü sensör teknolojisi ile Sony pazara hızlı girdi ve liderliği ele geçirdi.

Aynasızların geleceği bence DSLR gövdelerin de geleceğini etkileyecek gibi görünüyor. Daha küçük ve sağlam gövdeler içerisine Full Frame sensörleri yerleştirmek ve her geçen gün yeni özellikler ekleyerek devam etmek zaten önemli bir etken. DSLR gövdeler gibi hızlı AF yapabilmeleri ve konu takibi sağlamaları neticesinde artık DSLR gibi büyük gövdeler taşımaya gerek kalmıyor. Pazar aynasız kameralara doğru kayıyor. Zaten bugün pazarda en fazla satan modeller aynasız modeller.

Yaban hayat ve spor fotoğrafçılığı gibi hız gerektiren konular dışında neredeyse diğer tüm alanlara Sony A7 Mark 2 serisi her yönüyle hitap ediyor. Sony lens seçenekleri de yeterli düzeyde. Hatta son dönemde çıkan E mount G Master lensler teknolojisi ve optik kalitesi ile rakiplerini zorluyor. Yaban hayat ve spor fotoğrafçılığında süper tele lens ve başka bir çok yardımcı araçlara ihtiyaç duyulduğu için ve E mount lenslerde henüz süper tele lenslerin olmaması bu guruptaki fotoğrafçıları aynasızlardan uzak tutuyor. Ayrıca A7 Mark 2 serisinin saniyede 5 kare gibi düşük kalan çekim hızları bu gruptaki fotoğrafçıların beklentilerini karşılamaktan çok uzak.

Peki DSLR gövdelere artık gerek kalmıyor mu? Daha küçük aynasızlar aynı işi yapıyorsa DSLR bitti mi?

Bu sorulara evet demek pek mümkün değil. Zira aynasız gövdelerin de bazı dezavantajları var ve bunlar hiç de göz ardı edilmeyecek şeyler…

Aynasız gövdeler biraz daha küçük olabilir belki ama bu özellikle Full Frame sensörlerde geçerli değil. Sony A7 Mark 2 serisi normal DSLR ler ile neredeyse aynı boyutta ve ağırlık olarak da aynı ağırlıkta. Diğer taraftan Lensleri normal lenslerden daha ağır ve daha pahalı. Bu durumda full frame aynasızların ağırlık ve boyut avantajından bahsetmek mümkün değil. Ayrıca vizörler elektronik olduğu için aynasız gövdeler çok hızlı pil tüketiyor. Çoğu aynasız kamera tam dolu pil ile 400 civarı fotoğrafı ancak çekebiliyor. Dolayısıyla mutlaka yedek bataryaya ihtiyacınız var. Hatta bir kaç tane…

Kroplu aynasızların bir çoğunda vizör bulunmuyor ve bu nedenle fotoğraf çekmek özellikle çok parlak ışık ve güneş altında zorlayıcı oluyor. Vizörler elektronik olduğu için çözünürlük olarak düşük kalanlarda kadrajın içerisindeki bazı detayları göremiyorsunuz. Kontrast algısı ve gölge detaylarını tam olarak fark edemiyorsunuz ve bazen hareket gecikmesi yaşanabiliyor.

Bu önemli eksiklikler düşünüldüğünde aynasız kameraların hakimiyetinden söz etmek için henüz erken olsa da Nikon ve Canon gibi pazar liderlerinin en kısa sürede aynasız kameralar noktasında ciddi adımlar atmaları gerektiği de bir gerçek. Zira çok da uzak olmayan bir gelecekte DSLR gövdeler aynasızların gerisinde kalacak gibi görünüyor…

 

 

Paylaşmak Güzeldir

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here