filamingo cok

Sabah güneş henüz doğmuş ve gayet güzel, serin bir hava var.  Göl kenarındaki sık sazlıkların içerilerinde tam suyun önüne kadar girip orada kamufle olmayı planlıyorum. Çürümüş otlar ve biraz da suya karışan kirli atıklar nedeniyle lağım ile tuzlu ve sodalı su arası bir koku içerisinde dizlerime kadar çamurda yürümeye ve özellikle de düşmemeye çabalıyorum. Bir taraftan ekipmanı korumaya çalışıyor, bir taraftan çok ses çıkarmak istemiyor, bir taraftan da ayakta durmaya gayret ediyorum. Sazlık, çamur, koku, sinek, vs. derken uygun bulduğum ve önde bir sıra sazlığın beni gizlediği bir noktaya ulaşmayı başarıyorum. Monopodu çamura saplayıp üzerime gizlenme ağını geçirip tabureme suyun içerisinde iken oturup başlıyorum beklemeye. Niyetim bir türlü yaklaşamadığım flamingoları fotoğraflamak…

Daha önce de bu noktaya yakın bir yerde çok daha soğuk bir havada yine flamingoları fotoğraflama umuduyla donmuş suyun içerisinde yaklaşık bir saat beklemiş ve ayak parmaklarımın hareketleri yavaş ve ağrılı olmaya başlayınca sudan çıkmıştım. Kuş fotoğrafçılığında henüz yeni olduğum bu dönemde bir çok kez sonu hiçte iyi bitmeyen flamingo fotoğraflama çabalarım oldu. Yürüyerek yaklaşma girişimlerimin neredeyse tamamı çamura saplanma ile sonlandı. Bir kaç defa da aracımı çamura sapladım. Neyse ki Erçek Gölünün kıyısındaki Karagündüz köyünün yardım sever sakinleri her hangi bir ücret de istemeden beni traktörleri ile her defasında çekip çıkartıyorlardı. Biraz da buna güvenerek flamingolara araç ile yaklaşma denemelerinde daha cesur davrandığımı söylemeliyim :)

_KUS5356_IJFR kopya
Erçek Gölünde flamingolar günü sonlandırırken.

Ama bugün böyle güzel bir havada iyide kamufle olmuşken artık flamingoların yakından karelerini alma ihtimalim çok yüksek. Hatta kesin gibi ! Her şey bu kadar iyiyken bana poz vermek için acele etmeleri gerekiyordu aslında ama hiç de kibar değiller bu noktada :) Yaklaşık 2 saat bekledikten sonra aramızda 30m gibi bir mesafe kaldı. Yavaş yavaş yaklaşıyorlar.

Şimdilik tam sağ tarafımda kaldıklarından, sazlıklardan dolayı fotoğraflarını alamıyorum. Ama zaten birazdan önümde en güzel pozlarını verecekler! Acele edip yerimi belli etmemeliyim.

Tam bu sırada arkamda sesler duyuyorum. Çocuk sesleri… Arkama döndüğümde ortalıkta çocuk yok ama inekler var. Az sonra 10-12 yaşlarında iki tane çocuk ayaklarında lastik ayakkabı ile sazlıkların içine doğru dalıyorlar. Nayır! Nolamaz!… Onlara uzaklaşın buradan diye sesleniyorum. Neden diye soruyorlar. Fotoğraf çekiyorum… Kuşları kaçıracaksınız… Hayvanları daha geride otlatın… Sazlıkların arkasına doğru… diyorum. Konuşmayı kısa kesip yerimi belli etmek istemiyorum ama çocuklar maalesef laftan anlamıyorlar. Sonra istemeden de olsa şu komik diyalog yaşanıyor…

-Abi hayvanlar burda otlanmak istiyorlar, burda ot çok, oraya gitmezler.

-Sen oraya sürersen giderler. Daha fazla yaklaşmayın kuşlar görecek.

-Kuşlar kimi görecek?

-Abicim sizi görecekler işte, çekilin şurdan !

-Seni görmeyecekler mi ?

-Hayır, görmezler ! Ama sayenizde görecekler. Gidin artık.

-Nasıl görmeyecekler, biz görüyoruz işte. Kabak gibi oturmuşsun oraya.

-Lan çocuk, daha konuşma geri çekilin. Üstümde gizlenme ağı var, görmezler.

-Hee… salaktı o kuşlar o kadar.

-Tövbe, tövbee…

-Sen saklandın mı sanıyorsun yani… hi. hi. hi…

-……

-Abi sen fotoğrafçı mısın?

-Evet abicim… Yakışıklı, bak lütfen gidin geriye. 2 saattir bekliyorum. Sizin yüzünüzden fotoğraf çekemicem. Lütfen bak. Hadi…

-Ya abi sen ne kadar para kazanıyorsun fotoğrafçılıktan?

-Hasbünallah…

-Çok iyi para kazanıyor sundur, Demi ?

-… (benden ses yok)

Daha da yanıma yaklaşıp bağırıyor bu defa;

-Çok para var mı bu işte ?

-Laannn…!

Bu arada ineklerinde  daha solumdaki boşluktan su kenarına iyice yaklaştıklarını gören flamingolar biraz duraksıyorlar. Sesler de biraz tedirgin etmiş olmalı.

Çocuklara dönerek diyorum;

-Gençler bak kuşlar korktu, bu kadar bekledim yazık olacak. Hadi çekilin geriye artık.

-Abi ne kadar paraya yapıyorsun bunu söyle gidelim. Gidecekler umuduyla;

-Para falan almıyorum. Keyif aldığım için çekiyorum.

-Parasız yapılır mı bu iş be… doğru söyle…

-Oğlum ne yalan söyleyecem, hobi olarak yapıyorum ben. Para falan yok. Rahat bırakın artık beni…

Çocuk tarihe not düşülecek ! şu sözü söylüyor;

-Hangi manyak para almadan bu pisliğin içine girer ?

-…….. ! Sessizlik içerisinde derin bir düşünceye dalıyorum :)

Çocuklar arkalarını dönüp uzaklaşırlarken kendi aralarında konuşuyorlar;

-Güya bizi kandırıyor. Parasız yapıyormuş. Hıh biz de yedik. Oğlum ben para almadan hayatta bu pisliğin içine girmem.

-Bende girmem oğlum…

En sonunda hayvanları da sürüp uzaklaşıyorlar ancak bu gürültü ve patırtıda maalesef flamingolar rahatsız oluyor ve uzaklaşıyor. Boşa geçen iki buçuk saat. Üstüne bir de manyak muamelesi… :)

ALI_4108_IJFR kopya
Ön kısımdaki çamurlu alan nedeniyle yaklaşmak neredeyse imkansız. (Erçek Gölü)
ALI_3905 kopya
Erçek gölünde bir flamingo… Benim çabalarımın hiç farkında değil. Yoksa farkında mı :))
_ALI2788b
İlk fotoğraf gibi bu fotoğraf da Konya – Kulu – Düden gölünden. Gün batarken flamingolar…

17 YORUMLAR

  1. Ali hocam: yazınızı keyifle okudum. Fotoğrafa ne kadar emek verdiğini yakından bilenlerdenim. 20 gün önce benzeri başıma geldi. ilk olarak kendimi Karagündüz köyündeki eski caminin yanındaki ilk kulenin dibine attım. üzerimde yapraklı kamuflaj vardı sürünerek arada bir duraklayarak kendimi gölün kıyısına attım yarım saat kıpırdamadan bekledim, lensin beyazlıkları da kamuflajın içerisinde görünmüyordu kuşların gözü artık alıştı diyordum içimden dizlerim uyuştu ama kıpırdamadan duruyordum flamingolarla aram 15 metre falan kaldı yönleri de bana doğru artık portrelerini çekeceğim diyordum içimden. artık poz vermelerini beklemeye başladım saat 08 gibi ışık da fena değildi bir iki kare çekip sonuçlara bakarken flamingolarda gagaları havada bana doğru yaklaşıyorlar tam o sırada kuşların tedirgin olduğunu gördüm, 3 çocuk kulenin dibinde durmuş son avazlarıyla bağırıyordu amca gelin gölde canavar var bizim hayvanları yiyecek kuşları uzaklaştırdılar o zamanki pisikolojimi düşünmek istemiyorum çocuklar yanına gittim bak çocuklar eğer kabul ederseniz ben insanım bırakmadınız bir iki fotoğraf çekelim niye bağırıyorsunuz dedim, kusura bakma amca sen çamura benzediğin için seni canavara benzettik. yetmezmiş gibi birde sorarlar kaç para kazanıyorsun hangi okulda okuyorsun başladılar soru sormaya biride ha bıre diyor köyün en güçlü Traktörü bizimdir geçen gün bir inek batmıştı balçığa ip attık bizim traktörle ineği çektik kurtardık sen çamura batsaydın bizim Traktör senide kurtarırdı içimde diyordum keşke kurtarmasaydı, tabi çocuklar onları üzmek istemiyordum tamam diyordum çok sağ olun çocuklar beni çok iyi kurtardınız ve geri dönüş benzerini yaşadım çok saygılar Ali hocam.

    • Manyas kuş cennetinde özel güvenlikçi birileri sizin gibi kamuflaja girmiş birisini canavar diye vuracakmış neredeyse :) Maalesef böyle komik ama bazen de sinir bozucu durumlar doğa fotoğrafçılarının başına sıkça geliyor. Ama her geçen gün fotoğrafçılara alışıyorlar diye düşünüyorum. En azından Karagündüz köyünde son zamanlarda beni yol kenarına yatsam bile rahatsız etmiyorlardı. Jandarma gelince de sazlıkların içerisinden sadece kamerayı gösterince kolay gelsin hemşehrim deyip yollarına devam ediyorlardı. Ama demek ki uzun süredir kuşçu trafiği azalmış orada :)

      Başınızdan geçen bu eğlenceli olayla katkınızdan dolayı çok teşekkür ederim Ali İhsan bey. Değer kattınız. Selamlar…

  2. Şerbet tadında bir yazı. Tabi tecrübe edene ne kadar talı geldiği şüpheli. Ama netice itibariyle güzel bir anı ve bizlerle paylaştığın için teşekkür ediyorum hocam. Birde sanırım bu zamane çocuklarının özgüveni baya yüksek. Hörrrmetler.

  3. Merhaba Ali bey,yazınızı keyifle ve gülümseyerek okudum.. Hatta şu bölümü okurken kahkaha attığımı söylemeden edemeyeceğim.. : -Hangi manyak para almadan bu pisliğin içine girer ?

    -…….. ! Sessizlik içerisinde derin bir düşünceye dalıyorum :)

    Öncelikle emeklerinize sağlık, eğer hiç kuş fotoğrafçılığına başlamamış birisi olsaydım ve sizin bloğunuzla karşılaşsaydım bir yerde muhakkak gene kuş fotoğrafçısı olurdum :) O kadar yalın ve güzel ki yazılarınız.. İstediğiniz yakınlıkta fotoğraflar çekebildiniz mi o kısmı anlayamadım inşallah çekmişsinizdir, çekemeseniz bile flamingolar zaten bir arada kompozisyon içinde yani son fotoğrafınızda olduğu gibi gün batımı renklerinde güzeller.. .

    Son fotoğrafınız ,sanatsal yönü ile bir de benim sevdiğim sarı- turuncu-kızıl renklerinde olduğu için gözüme daha bir güzel göründü :) Çok beğendim…Başarılarınızın, fotoğraflarınızın, keyifle okunan yazılarınızın devamını diliyorum..
    Selamlarımla..

    • Gülümsemeye vesile olduysa ne mutlu :) Takdirleriniz ve beğeniniz beni mutlu etti Münevver hanım. Yakın olarak Van’da iken çekemedim ama Kulu’da genç bireyleri çekme imkanı oldu. Son kare bir çok pan denememden doğru oturan nadir karelerden birisi. İlginiz ve yorumlarınız eksik olmasın :) Değer kattınız. Selamlar…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here